Bu en zorudur. Yaşamın içinde devam edegelen her durumda, zamansız olabilmek.
Eski
bilinç sana kendi zorunluluk anlayışını dayatır. Oysa sen özgür olmak,
kanatlarınla rüzgârlar yaratmak, gezgin olmak istersin.
Bir
sebebe - nedene dayalı hayatı terk etmeyi seçmişsindir. Oysa çevren,
sevdiklerin, hayatın gerekliliği dediğin ödemelerin, hala etrafında, o
aman vermez dansı devam ettirmektedirler.
Öyleyse ne
yapacaksın, nasıl olacakta sen tüm bunların arasında, altında ya da
yanında dururken, kendin olan o tanrısal Meleği deneyimleyeceksin.
Çok kolay, bu çok kolay:))
Bir
yerden, bir biçimde kendini sevmeye başlayacaksın. Tüm bu var olan
kargaşa ya da kasvetli hayatta kalma mücadelesi ile hiç ilgi kumadan,
olanları kendini sevmenin testi ya da ölçüsü haline getirmeden.

