
Dünyanın bu zamanında, bugününde, şimdisinde…
Yaşamı deneyimleyenler arasında, bir başka varlığın sonsuzluğuna ve mükemmelliğine, hemen yanı başında şahit olanlar… Kendi sonsuz derinliğinde yol alırken, bunu belki tek başına yapamayan ya da bizzat bir diğeriyle beraber yapanlar… Sonsuz seçenek arasından tam da O aynayı evinin baş köşesine koymayı seçenler… Yoldaşlarından birini, hayat arkadaşı eyleyenler…
Ben onlardan biriyim işte.
O’nunla tanıştığımda, henüz kendini seçmemiş, zaten de kendi oluşun ne olduğunu bilmez biriydim. Adına aşk denen ama aslında tek başına sürdürülen bir yaşamın çekilmezliğine işaret eden, çok güçlü bir duyguyla evlendim. Yani korkuyla. O’nu hayatıma, yokluğu paylaşmak ve tabii ki kendimdeki boşluğu doldurmak için soktum. Bunun sadece bu yolla olacağına bayıla bayıla inandırılmıştım, zaten bildiğim başka bir yol da yoktu.

