Hissetmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hissetmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2012 Perşembe

Gerçek farkındalığa her zaman büyük bir şaşkınlık eşlik eder , eğer şaşkınlık yoksa o gerçek farkındalık anın değildir !


 

Bir insan  kendine aşık olmayı, kendini sevmeyi  ilk hissettiğinde bu ilk farkındalık gibidir.

Ve bir insan kendine aşık olmayı ilk seçtiğinde- yani bu şekilde gerçekten hissederek ,zihinsel olarak değil

Ne olur ..her şey birdenbire güzelleşmez ve harika olmaz , hatta tam tersi çok çok  mutsuz olduğun bir dönem olur

Neden mi?

Çünkü yaşamında kendine aşık olmadığını gösteren ne varsa gelir ve senin önüne serilir ..apaçık, artık onlardan kaçamayacağın bir şekilde

Yani sen kendine aşık olduğunu ilk hissetmeye başladığında  , bunun diğer insanlarla   bir ilgisi yoktur -dışsal hiçbir şeyle ilgili değildir

Senin önceki yaratımında-yaşamında  kendini sevmediğin ne varsa dönüşmek için önüne serilecektir , bir anlamda " gözüne sokulacaktır "

  Tabi sonra her şey sakinleşir, kaos dinginleşir ve tüm bu noktalar gerçekten kendine aşka dönüşmeye başlar

Sihir





SİHİR...

Tek başına kalmış, bunca rüzgar görmüş ve hala sakin. Neden al aşağı olmamış ya da yan yana istiflenip kaderine yol almamış, bilemedim. Gözden kaçmış olamaz. Öyle parlak, öyle albenili ki… Ve apaçık, gözler önünde. Hatta sanki hepsinden önce de burdaydı, hepsinden sonra olduğu gibi. Yanında kardeşleri yok. Tek. Varmış da bir zaman, hepsi binbir yere dağılmış. Uzun hikaye… Şimdi tek. Ama korku yok… Zaten O’na bakınca, güveni görüyorum. Ve sabrı kuşkusuz… Şüphenin küçücük bir esintisi bile yamacına erişmiyor, belli. Teslimiyetin sıcağında kalıp, oluşundan bu kadar emin durulabilir mi? Durulur demek…

O, koca yaşam bahçesinde, tüm mevsimlerden, bi başına geçmiş. Tek bildiği, yaşama kendisini olduğu gibi vermekmiş. Olduğu gibi…

Cesur, güçlü, benzersiz ve şahane. Topraktan gelmiş, dallarda yükselmiş, ucunda durmuş ve her an, düşmenin mi dersin, evrilmenin mi, işte onun arifesinde, kendini o muhteşem çembere açmış, kaygısızca salınıyor. Bütün olan mucizeye denk, denk olmasına da! Bahçenin dalda kalan sonuncusu olmaktan gurur da duymuyor, vay be ben neymişim de demiyor, yalnızlık da çekmiyor. Hele hele sıkılmak, hiç! Kendiyle olmaktan alası mı var? Buyrun işte, O besbelli tam da bunu yaşıyor.

O, O yani...